RENLKER

MERHABA..! ANLAM-LI-CA-YA HOŞ GELDİNİZ..!

Sorry, your browser doesn't support Java(tm).

HAYATINIZIN RENGiNi BiLiYOR MUSUNUZ ?

 

"Bir zamanlar hayatı toz pembe görürdüm.Ne güzel günlemiş onlar.Her şey gözüme güzel görünürdü.Çok mutluydum .Hiç başka türlüsü olmaz gibi gelirdi.

Şimdi her şey geride kaldı.Hayatım çok renksiz.Ne yapmalı bilmiyorum.Bütün günlerim bir birinin aynı.Hayatım alışkanlıklar zincirine dönüştü.Şöyle başımı alıp kaçma,isteğim bile yok.Öyle bıkkınım."

Hayatın renklerini hiç düşündünüzmü?

Mutluluğun toz pembesiyle,mutsuzluğun simsiyahlığından başka renk yokmuş gibi davranırız.Bir de renksizlik.Oysa hayatın her dönemininin,her döneminin renkleri vardır.Toz pembeyle siyah arasında doğanın nice rengi oynaşır durur.

İçimizden fışkıran bir sevivinç anının şafak kırmızısı nasılda sarıveriri bizi.Her yanımız nasıl canlı nasıl sıcaktır.

Umudumuz birden bire kırıldığında nasılda soluverir.Bir kahverenginin kendi içinde kıvrılmış hüznünü duyarız.Belkide içimizde bilmediğimiz bir ressam,nerede oturduğunu bilmediğimiz bir ışıkçı var.

Yaşadığımız her anın her duygunun,her düşüncenin renklerini,ışıklarını değiştiren,onları parlatan,soluklaştıran,canlandıran,söndüren bilmediğimiz varlık.

Bazen bir günün içinde nice renkler vardır.Limon sarısı başlayan bir güne,sevdiğiniz biri bir avuç leylak rengi katıverir,arkadan pembelerle maviler yarışır.hayatınız renklenir.

Bazende canlı kırmızıyla başlayan bir günümüz,tatsız bir olayla grileşir,sonra tatsızlıklar düzelir,geri kalan dilimi uçuk mavi yaşarız.Her günümüzün içine bir pembe noktacık koyabilmeyi,bir tutam mavi serpivermeyi,biraz filiz yeşili katabilmeyi başarsak.Nedir peki hayatımıza biraz nenk katmak?Alışkanlıkların içinde kaybettiğimiz duygularımızı,biraz canlandırmak.Yılların içinde fark etmez olduğumuz eşimizi,biraz değiştirmek.

Oysa içimizin renklerini görmeyi bilmeliyiz.Pembelerimizi boğan nedir? Mavilerimizi örten nedir? Beyazımızı neler kirletiyor? Asıl reklerimiz nelerdir?Bizi biz yapan renkler.

Önce bu renkleri görmeyi tanımayı başarmalıyız.Sonrada,ayrık otların bastığı bir çiçek terhı gibi bizi sarartan,karartan renkleri bulmayı,ayıklamayı başarmalıyız.Bunu yapabildiğimiz zaman,kendi rengimiz,kendi ışığımız,hayatın renklerine ışıklarına karışacak,canlanacak parlayacaktır.

Kendimizi günlerin süregiden akışına bırakmazsak,yaşama isteğimizin farkına varırsak,kendimizi geliştirmeyi bilirsek,kendimizi yenilemeyi hayata saygı olarak görürsek,bunu başarabiliriz.

O zaman görürüz ki biz kendi reklerimizi,bilmezmişiz,bunlara uyan ranklari görmezmişiz.Her insan bir renk cümbüşüdür.Hayatın insana verdiği renklerden daha fazlasını,insan hayata verir.

Doğada güneşin doğması ve batması için bir gün gereklidir.Ama düşünsenize,insanın içindeki güneşin doğması ve batması bir günde kaç kez olabilir.Kendi reklerimizi göremessek,bu renkleri nasıl canlı tutacağımızı bilemessek,her şeyi başkalarından beklememiz kaçınılmaz olur.Beklediklerimiz gerçekleşmeyince de,umutsuzluğun grisi,siyahı bizi sarar.

Oysa güneşimizde dolunayımızda içimizdedir.Renkleri karıştırmak,açmak,koyultmak elimizdedir.Yeterki hiç bir şeyi olduğu gibi kabul etmeyelim.hayatı kendi renklerimizle yoğuralım,hayata kendi reklerimizi katalım.Bu da kendimizi,kişiliğimizi geliştirmekle olacaktır.

Yaşama cesaretimiz,hayatı görebilme gücümüz,yaratma gücümüz,ışığımızı parlaklaştıracak,reklerimizi ortaya çıkaracaktır.Unutmayalım.Hayat,yaşama cesareti olnaları sever.

Erdal Atabek


 

Dostlarınızla Paylaşmak İstermisiniz?

Sizin İsminiz:
E-mail Adresiniz:
Alıcının E-mail adresini yazınız