MERHABA..! ANLAM-LI-CA-YA HOŞ GELDİNİZ..!

 

COĞRAFYADA YOK

Ne zaman bir duygu seline kapılsam yanıbaşımda hep bir kale burcu görüyor,ve içimde yükselen tornado fırtınası ile birlikte tırmanamaya başlıyor ve o kalenin en yüksek burcunda kendi mi yazıyor buluyorum.

Ve ne ilginçtir, her zaman görüş alanımın içinde bir mezarlık yer alıyor.
Bir şeylerin habercisi mi acaba bu mezarlıklar diye düşünüyorum. Çünkü her defasında ardından bir mezarlığa gömülüyorum.

Çok ilginç bir motif. Korkutuyor beni.Bugün de gözüm ilişti.çok garip.Diyarbekir kalesi, Kadifekale ve şimdi de HarputKalesi...

Mezarlıklar şehri bura ama olsun. Yinede diğerlerinden farklı. Birer sevda gömülü hepsinde...

Hiç bu boyutta yaşanmamıştır Harput. Burayı çalışmıştım halbuki karış karış...Fiziki alt yapısını, jeolojisini, topoğrafyasını çıkarmış, rekreasyon planlamasını yapmıştım.
Ama ne de çok şey görememişim.

Devasa kalker blokları bu kadar güzelmiydi?
Değişik bir estetik var bugün onlarda.Asırların birikmiş sevda tortulları gibiler adeta.
Kaç sevdalı yol gözlemişti bu kayalıklardan kimbilir?

Kaç sevdalının bakışları uçuvermişti beklentileri yıkılıvermişti Hazarbaba'nın Meryem Dağının Mastar Dağının zirvesinden.Üç Lüle çeşmesini görünce "kimbilir
nelere şahitlik yaptı bu çeşme" dedim.

Ya yıkılmak üzere olan Hoca hamamı? Mimari yapısını, Selçuklu uslubü kapı motiflerini, ve nasıl bir mekan düzenlemesine ihtiyaç olduğu konusunda kafa yormuştuk sadece.

Şöyle düşündüm
"Kaç yüreği sevdalı yavuklusuna gitmek için yıkandı burada?"

Şehroz mahallesinden ermeni kızlarının parmaklarından çıkan piyano seslerini duyar gibi oldum.
Farklı bir mekan bugün Harput. İnanırmısın bir taşın
üzerine oturmuş ak sakallı ihtiyar bir dedenin elindeki döğmeyi bile farkettim."Onu hangi amansız sevda işletti eline?"diye geçirdim içimden ama diyemedim.

Bunu hangi bilim dalı işliyor dostum?söylermisin.O bilim dalına
geçeyim. Coğrafya da bunlar yok.
Yaşamın esprisi bu işte.
Yeniden doğabilmek...
Yeniden duyabilmek...
yeniden görebilmek...
farklı boyutlarda yeniden yaşayabilmek...

Nedir yaşamımızdaki bu mezarlıklar? Ya kendi elimizle örüp içine hapsolduğumuz kozalar?
Oysaki dışarıda gürül gürül akan bir dünya.
Gözümüzü kapasak ta kozamızı örsek te..
Hangi sevda diyarbakır Kadifekale ve Harput zindanlarını gül bahçesine çevirebilir?
Tanımı hiç önemli değil...

Yüreğine,duygularına,eline sağlık dostum......

 

Dostlarınızla Paylaşmak İstermisiniz?

Sizin İsminiz:
E-mail Adresiniz:
Alıcının E-mail adresini yazınız