MERHABA..! ANLAM-LI-CA-YA HOŞ GELDİNİZ..!

DÜNYA İNSANOĞLUNA AİT DEĞİL

2000 yılının Eylül ayıda geçip gitti.Hem de bir daha geri gelmemecesine.Gelecek Eylül,bu Eylül olmayacaktır.Başka bir şeydir o ve eminim ki biz onuda ıskalayacağız.

Acaba dünya yüzündeki 6 milyar insanın kaçı,sadece bir kez yaşayabileceği 2000 yılı Eylül ayının tadına varabildi
.
Kim başını gökyüzüne kaldırıpda yaz sonbahara dönüşürken değişen ışıkları seyretti? Kim karıncalara baktı?

Kaç kişi göçen leylekleri fark etti, kim onlarla birlikte deniz aşırı sıcak mekenları düşledi ?
Öyle bir yaşama hı gürünr kaptırmışız ki kendimizi, elimizden kayıp giden günlerin farkına varmıyoruz.
Tespih tanesi gibi arka arkaya diziliyor günler.Bir birinim
tıpa tıp aynı. Sabah kahvaltı,sonra iş,derken birza kavga,biraz sevinç,biraz teleş,bolca fesatlık,bir başkasının kuyusunu kazma olayları ve akşam.

Televizyon karşısında geçirilen uykulu saatelerde kimin kiminle fingirdeştiğini izlemek ve cup yatak!

Ne için?
Ertesi gün yine aynı şeyleri tekrarlamak için.Bu arada iç organlarımız yıpranıyor,gövdemiz pörsüyor,bakışlarımız bile eskiyor ve her gün biraz daha finale yaklaşıyoruz.

Ama bize verilmiş olan bu yaşamın ne demek olduğunun farkına varmadan,güneşe,çeiçeğe,ota,böceğe,denize aldırmadan hoyratça savuruyoruz bu değerli yılları.

Delfi tapınağında "kandini tanı"yazıyor.

İnsanoğlu kendini tanıyabilse,evren içindeki boyutunu ve sınırlı süresini kavrayabilse birçok sorun çözülecek ama hırs buna imkan vermiyor işte.

Benim iktidarım,benim param,benim başarım,ben,ben,ben..

Dünyada beş bin yıl öncede böyle düşünen insanlar yaşıyordu,on bin yıl öncede.

Mezarlıklar önemli insanlarla dolu!
Evren ölçeğinde bir kelebek ömrü kadar bile olmayan insan yaşamını,böyle gerginliklerle ziyan etmeye değermi?

Bir parça alçak gönüllülük,gündelik hırslardan birazcık arınma dünyayı cennete cevirmeye yeter:Hem size hem başkalarına.

Nefes alıp vermek,doğayı seyretmek,dalgaların sesini duyabilmek,bir çiçeği koklayabilmek başlı başına bir mutluluktur aslında.

Ama ne yazık ki bunları unuttuk.

Mutluluğumuzu başkalarının felaketi yada yenilmesi üzerine kurma çapkınlığını yaşıyoruz.
Ve nekadar yükselirsek o kadar artıyor mutsuzluğumuz.

Unutmayalım:Biz gideceğiz dünya kalacak!
Kızılderili bilginlerin söylediği gibi:"Dünya insanoğluna ait değil,insanoğlu dünyaya aittir!"

Zülfü Livaneli 1-10-2000


 

Dostlarınızla Paylaşmak İstermisiniz?

Sizin İsminiz:
E-mail Adresiniz:
Alıcının E-mail adresini yazınız